Sayın Meslektaşlarım,
Son 3-4 yıl içerisinde mesleki zorluklar yaşıyoruz. 30 yıllık meslek yaşamımda görmediğim bir çok sıkıntıyı giderek artan dozda görür olduk.
Mesleğimiz küpür kesiciliği, maliye tahsildarlığı, doktor kontrolörlüğü, zorunlu ilaç stok takipciliği hizmetlerini verir olmuştur. Adeta İstanbul borsası fiyatları gibi her an değişebilen ilaç satış koşulları, İlaçtaki devlet paylarındaki sanayi kaynaklı haksızlıklar bizleri bezdirdi. Ne ilaçtan ne kar ettiğimizi bilmek adeta bilmece oldu.
İlaç satış fiyatları değişmekten, sık sık değişen ilaç alış-satış koşulları, bizleri durduk yerde zarara uğrattı.
SGK provizyon sistemi tam bir kaos. Yeni mezun genç meslektaşlarımızın kurum reçetesi karşılamasında bilgi sahibi olmak için uzun bir süre kafa göz yarması gerekiyor. Hoş benim gibi dinazorlarında mesleğe örneğin sağlık nedeni ile bir hafta ara vermesi SGK sistemi değişikliklerine uyum sağlayabilmek için adeta kursa gitmeyi gerekiyor.
Her saniye bir şey değişiyor. Son yıllarda şöyle enteresan bir moda oldu. Canı sıkılan protokolün bir yerini cımbızlıyor, karşılama koşulu değişiyor. Birkaç gün geçiyor vazgeçip eski koşula geri dönüyor. Bugün satılan bir ilaç yarın satılamaz olabiliyor. " 4 hafta " , " Bir ay" gibi tuhaf uygulamalar yaşanıyor.
Biz eczacılar kurumlarla birlikte sağlık hizmeti sunumunu sürdürmek, bu yolla geçinebilmek, mesleğimizden haz duymak, toplumdaki saygınlığımızı sürdürmek, sevilen seven olmaya devam etmek istiyoruz. Ancak mesleki haklarımız, kazanımlarımız, meslek onurumuz bedenimizden adeta koparılıyor. Artık sözün bittiğe yere ulaştık.
Ankarada yapılan "EN BÜYÜK MİTİNG" prova idi. Şimdi "EN BÜYÜK SINAV" zamanıdır.
Eczacı Odalarımızın ve TEB in tüm kurulları sınava giriyor. Biz eczacılarda hep birlikte "BÜYÜK SINAV" a giriyoruz.
Bu sınavın öğrencileri biz, not verecek öğretmenleride biziz.
Kopya vermek, çekmek serbest bu sınavda..
Aynı cümleleri kullanmalı. Aynı davranışta bulunmalıyız.
Sınav sorularına yanıtlar tek olmalı.
Türkümüz bir olmalı,
Hep bir ağızdan "İLAÇLARIN EFENDİSİ" ni söylemeliyiz.
Böylesi kritik zamanlarda "ZARGANA" lar ortaya çıkıp arzı endam ederler.
Sözde "halka hizmet" aşkları depreşir.
Katılım payı almayarak hizmet veren, türlü hinlikler yapan sözde meslektaşlarımız, Kiraladığı diplomayla mesleğimize kan doğrayan düzenbazlar bu zarganaların çoğunluğunu oluşturur.
Aman sakın aldırmayın.. Onları Allaha havale edin.
Biliyorum, geleceğimizden hepimiz endişeleniyoruz.
Tek yapılması gereken TEB ve Eczacı Odalarına kayıtsız şartsız tam destek vermektir.
Şakaya gelmez. Aksi taktirde ne TEB ve Odalarımız ne de bizler kalırız. "Tezgahtar Eczacılar Birliği" oluşturulur. Yönetimindede "ZARGANALAR" yer alır.
Safları sıklaştırıp, sımsıkı dimdik duruş sergilemeliyiz. "Kepenkleri indirmek" hiç hoşlanmadığımız eylem. Dilerim mecbur bırakılmayız.
Nereden nereye, İTS ve Eczane Programları hakkında görüşlerimi sizlerle paylaşmak isterken nelerden söz ettim. Mazur görün..
Konuya hemen giriyorum.
GELİŞMELER
ECZACILIK KONGRESİ ve İTS SUNUMU
13-16 Kasım 2008 tarihlerinde gerçekleşen 9. Eczacılık Kongresinde Sayın İbrahim Nayır tarafından aktarılan sunumda, İTS(İlaç Takip Sistemi) hakkında eczacılar için anlamaya ve anladığım kadarını aktarmaya çalıştığım kimi belirsizliklerin netleşmeye başladığı gözlüyorum.
Ne diyor Sayın Nayır,
1- Her eczane "eczane programı" alacak.
2-İlaç Deposundan gelen ilaçların bilgilerini önce "eczane programı"na aktaracak. Sonra eczane programı ile İTS ye aktaracak.
3-Eczacı yaptığı tüm satışları önce eczane programına aktaracak, ardından İTS ye "uygun zamanda ?" aktaracak, aktarım içinde "eczane programı" nı kullanacak.
4-Parakende satışta barkod bilgileri yanı sıra doktor bilgileri,tarih bilgileri olacak ve bu bilgilerde İTS ye aktarılacak. Reçetesiz ilaç satışı kalkacak.
5- Reçetesiz satılabilen ilaçlarda "eczane programı"na girilecek, İTS ye bildirilecek.
Kısaca Karekod okuyabilen Barkod okuyucu yanı sıra eczane programımızda olacak. Stok girişlerini ve satış bilgilerini bir eczane programını kullanarak biriktirecegiz. "Uygun zaman ?" da eczane programını kullanarak İTS ye aktaracağız.
Anlaşılan "Uygun zaman?" ise sanırım bir problemden kaynaklanıyor.
İTS nin güçlü, geniş bantlı bir sunucusu (server ı) yok. 3-4 ayrı server ile alış bildirimi, satış bildirimi, iade bildirimi v.b sağlanacak. Sanırım bizlere düşen akşam saatlerce sistemin yavaşlığını, kitlenmesini beklemek.
23.000 eczacının verilerini taşıyacak sistem yok gibi.
Yada aramızda para toplayıp İTS ye güçlü bir server hediye etmek. Nasıl olsa bizde para bol..(Bu cümle şaka.)
SGK na bilgisayar ortamında eczaneden girdiğimiz reçeteler SGK tarafından İTS serverinde sorgulanacak. Sahte ilaç verenin canına okunacak. İTS den olur alınmadan reçete bedeleri ödenmeyecek. Sanki İlaç üreticileri SGK ye ürünlerinin barkodları bildirse sorun çözülmeyecek.?
Bütün bunlarla "REÇETE KEŞİNLEŞTİRME.?" sağlanacak.
Henüz görünmeyen Kare kodlu ilaçlar tercih edilecek.?
Artık eczaneler bir miktar stoklu hizmet verecek.?
Her eczanenin yer (GLN) numarası olacak. ? Bu numarayı Sağlık Bakanlığı verecek. Aranızda GLN sini alan varmı..?
Sayın İbrahim Nayır'ın geçen yıl Kasım ayında gerçekleşen 9. Eczacılık Kongresindeki sunumu ilginizi çekecektir.
Buyrun tıklayıp indirin..
943 kb
TEBEOS(TEB ECZANE OTOMASYON SİSTEMİ)- KAREKOD OKUYUCU - TEB
Merak ettiğim bir hususta TEB sitesiyle ilgili. Şimdi biz eczacılar depolardan kare kod taşıyan ilaçları tutanaklamı alacağız.
Acaba aldığımız gibi tutanaklamı satmalıyız.
İmza sirküleri isteyelimmi..?, Yoksa sadece kimlik fotokopisi yeterli olurmu.? Acaba tutanağı depo müdürlerinin imzalaması gerekirmi ?
Umarım tutanak dökümünün standart şablonu kısa sürede oluşturulur.
Sahi TEB in dolayısı ise tüm eczacıların şirketi "Egaş" ın pazarlıyacağı karekod barkod okuyucular kaç euro, kaç dolar. Şİmdiden sipariş verebilirmiyiz.Yoksa sıraya girmemizmi gerekiyor..
E-tabela gibi karekod barkod standardı oluşturulamazmı?
DİKKATLERİNİZE SUNUYORUM.. SON GELİŞMELER..
Aşağıda Danıştay Onuncu Dairesince "Farmakom Eczane Bilgisayar Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş" nin Rekabet Kuruluna açtığı yürütmeyi durdurma kararı ile ilgili alınan karar yer almakta. Anlaşılan dava süreci devam ediyor. TEB Yönetilerinin ve Avukatların bilgilerinin olmadığını öğrendim. Doğrudur olamayabilir.
Şöyleki; Dava Rekabet Kuruluna açılmış. Ancak
TEB hukuk bürosu tarafından incelenmesinde, takip edilmesinde büyük yarar var.
Bakarsınız "TEB Başkanlar Danışma Kurulu"nda gündem edilir.
Örneğin, İTS (İlaç Takip Sistemi) ile birlikte değerlendirilebilir.
Ya da Kare Barkod okuyucuların satışının, TEB'e ne gibi katkı sağlayacağının yanı sıra, Bugünkü TEB ana sayfasında yer alan TEBEOS olduğunu düşündüğüm eczane programının geleceği ve İTS nin eczacılara ne gibi fayda-zarar verebileceği ile ilişkilendirilerek bir kez daha görüşülür. Kimbilir.
İlgilenenlere aşağıdaki Danıştay kararının aslı için Rekabet Kurulunun sitesindeki adres: http://www.rekabet.gov.tr/word/37-2008-2142-260508.doc dir.
TEBEOS (TEB ECZANE OTOMASYON SİSTEMİ) HAKKINDA ÇEŞİTLİ DOSYALAR
WORD DÖKÜMAN
ACROBAT DÖKÜMAN
ACROBAT DÖKÜMAN
GIF RESİM
ACROBAT DÖKÜMAN (Bakınız 22.Sayfa) TEB haberler Temmuz Ağustos 2008
İLGİNÇ BİR PREZANTASYON POWERPOINT
İlgililere ilgilenmeleri dileği ile sundum.
Saygılarımla. 03 OCAK 2009 HT |
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No :
2008/2142
Davacı ve
Yürütmenin Durdurulmasını isteyen : Farmakom Eczane Bilgisayar
Hizmetleri San.
ve Tic. A.Ş.
Vekili : Av. Kemal
Şahin
Paris Cad.
No:54/4 Kavaklıdere/ANKARA
Davalı : Rekabet Kurumu
Bilkent Plaza
B-3 Blok Bilkent/ANKARA
istemin Özeti : Türk Eczacıları Birliği
(TEB)'nin hazırlatmış olduğu eczane yazılımını ücretsiz olarak dağıtması
nedeniyle rekabet koşullarını bozduğu ileri sürülerek yapılan şikâyetin reddine
ilişkin Rekabet Kurulu'nun 08.11.2007 tarih ve 07-85/1054-413 sayılı kararının
iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hâkimi Ahmet
EGERCİ'nin Düşüncesi :Rekabet Kurulu tarafından şikâyetin, Kanun kapsamında
olmadığının saptanması hallerinde, 4054 sayılı Kanun'un 42/2. maddesi uyarınca
reddedilmesi mümkün bulunmakla beraber, Rekabet Kurumu'na şikâyet edilen
hususlarla ilgili olarak, eylemin 4054 sayılı Kanun'un 4. veya 6. maddesi
anlamında bir ihlâl olup olmadığının nitelendirilebilmesi için; Kurum tarafından
Kanun'un "Kurulun inceleme ve Araştırmalarında Usul" başlıklı dördüncü
kısmındaki, Rekabet Kurulu'nun inceleme ve araştırmalarında uyulması zorunlu
usullerin uygulanması ve önaraştırma kararının verilmesi gerekli
bulunmaktadır.
Bu durumda, davacı iddialarının
Kanun'un 4. ve 6. maddeleri kapsamında bulunması nedeniyle, davalı idarece
davacının iddialarıyla ilgili olarak soruşturma açılmasına gerek olup
olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmesi gerekirken,
belirtilen prosedüre uyulmaksızın Kurul'ca doğrudan ilk inceleme raporu
değerlendirilerek karar verilmesinde 4054 sayılı Kanun'a uyarlık
görülmemiştir.
Açıklanan nedenle yürütmenin
durdurulması isteminin kabul edilmesi gerektiği
düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Birgül
KURT'un Düşüncesi : Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için, 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinde öngörülen koşulların
gerçekleşmediği anlaşıldığından, istemin reddi gerekeceği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü
Dairesi'nce davalı idarenin savunması alındıktan sonra incelenmesine karar
verilen yürütmenin durdurulması istemi, savunmanın geldiği görülmekle yeniden
incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, TEB'in hazırlatmış olduğu
eczane yazılımını ücretsiz olarak dağıtması nedeniyle rekabet koşullarını
bozduğu ileri sürülerek yapılan şikâyetin reddine ilişkin Rekabet Kurulu'nun
08.11.2007 tarih ve 07-85/1054-413 sayılı kararının iptali ve yürütmenin
durdurulması istemiyle açılmıştır.
4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun'un 27. maddesinin (a) bendinde, bu Kanun'da yasaklanan
faaliyetler ve hukuki işlemler hakkında, başvuru üzerine veya re'sen inceleme,
araştırma ve soruşturma yapmak; bu Kanun'da düzenlenen hükümlerin ihlâl
edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu ihlâllere son verilmesi için gerekli
tedbirleri alıp bundan sorumlu olanlara idari para cezaları uygulamak Rekabet
Kurulu'nun görevleri arasında sayılmış; Kanun'un 4. maddesinde de, belirli bir
mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme,
bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek
nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs
birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğu kurala
bağlanarak en çok rastlanılan rekabeti sınırlayıcı anlaşma örnekleri
belirtilmiş; Kanun'un hâkim durumun kötüye kullanılmasını yasaklayan 6.
maddesinde ise, bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir
bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut
başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye
kullanması halinin hukuka aykırı ve yasak olduğu belirtilmiş, (a-e) bentlerinde
kötüye kullanma halleri sayılmıştır.
Davacı şirket tarafından, TEB'in
"Eczane Otomasyon Sistemi ve İlaç Bilgi Kaynağı Projesi" ihalesi ile aynı
ürünlerin varolduğu ve rekabetin oluştuğu bir piyasada teşebbüs haline geldiği,
bu durumun, TEB ile aralarında kanuni ve zorunlu üyelik bağı olan eczacıların,
eczane programı satın alırken normal alıcılar gibi piyasada ürün seçme hakkını
serbestçe kullanamaması nedeniyle piyasada rekabetin bozulması sonucunu ortaya
çıkaracağı, orta ve uzun vadede şikâyet konusu sisteme başka programların da
eklenecek olmasının, eczacıların serbestçe program seçme hakkını ortadan
kaldıracak nitelikte olduğu, ihalede adı geçen bütün yazılımların herhangi bir
entegre yapıya ya da sisteme bağlı olmaksızın kendi işlevleri ile bağımsız
olarak çalışabildikleri, ihale şartnamesinde yer alan "TEB'e bağlı olarak hizmet
veren eczaneler tarafından kullanılacak olan Eczane Otomasyon Sistemi..."
ifadesinin özellikle kullanıldığı, böylelikle ancak ihale edilen ürünle tüm
eczanelerde sağlık hizmetinin verilebileceğinin ortaya konmaya çalışıldığı,
ihale şartnamesinde yer alan, TEB'in bu ihale ile elde edeceği yazılımları,
"başta doktor ve eczacılar olmak üzere, sağlık sektöründe çalışan tüm sağlık
profesyonellerine..." sunacağına dair ifadenin başka piyasalarda da rekabetin
bozulmasını kaçınılmaz kılacağı, ilgili ihaleyle ilgili olarak TEB
faaliyetlerinin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (a), (c), (d) ve (f)
fıkralarına ve 6. maddesinin (a) ve (d) fıkralarına aykırı olduğu
belirtildiğinden, şikâyetle ilgili olarak; Kanun'un 4. ve 6. maddelerine
aykırılık teşkil eden davranışların bulunup bulunmadığının tespit edilmesi
gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden;
davacı şirketin şikâyeti üzerine düzenlenen 30.10.2007 tarih ve
2007-2-187/Ü-07-FT sayılı ilk inceleme raporunun Rekabet Kurulu tarafından
değerlendirilmesi sonucu, TEB Merkez Heyeti tarafından meslekleriyle ilgili
hizmetlerde çalışan eczacıların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki
faaliyetlerinikolaylaştırmak, eczacılığın genel
menfaatlerine uygun olarak gelişmesini sağlamak, eczacılık mesleğinin icrası
hakkındaki kanunların ve bunlarla ilgili mevzuatın gereği gibi uygulanmasına
yardım etmek, eczacıların etkin bir sağlık hizmeti sunulabilmesi gereksinimi
gibi amaçlarla Eczane Otomasyon Sistemi (EOS) ve ilaç Bilgi Kaynağı Projesi için
ihale açıldığı, şikâyetçi de dâhil olmak üzere, tüm ilgililere duyurulduğu,
ihaleye hem pazarda faaliyet gösteren firmaların hem de daha önce eczane yazılım
pazarında herhangi bir faaliyeti olmayan yazılım firmalarının davet edildiği,
Türkiye'de yaklaşık 23.000 eczanenin bulunduğunun bilindiği, bu eczanelerden
yaklaşık her üç eczaneden birinde herhangi EOS benzeri bir programın
kullanılmadığı, bu bağlamda eczane yazılımının bir eczane için zorunlu
olmadığının, eczanelerin faaliyetlerini kolaylaştırmak amacıyla tercih
edildiğinin anlaşıldığı, test çalışmalarına Mart 2007'de başlanan TEB'in
ihale ettiği yazılımın hâlihazırda 30 adet kullanıcı tarafından test amaçlı
kullanıldığı, projenin 2007 yılı sonuna kadar tamamlanmasının planlandığı ve
hazırlanan yazılımın mülkiyetinin TEB'e ait olacağı, yazılımın maliyetinin
karşılanmasında kendi kaynaklarının yanı sıra Sanofi-Aventis
Group'un sponsorluk desteğinden de yararlanıldığı, bu noktada Kurul
tarafından kararda, yazılım pazarındaki fiyatlama ve programlar arasındaki geçiş
olanaklarına ilişkin işleyiş ve uygulamalar hakkında bilgilere yer verildiği,
buna göre, fiyatlamaya ilişkin, hâlihazırda pazarda faaliyet gösteren firmalar
tarafından iki temel uygulamanın bulunduğu, her iki uygulamada da firmaların
programın ilk satış anında belirli bir ücreti talep etmekte oldukları,
değişikliğin güncellemeler esnasında ortaya çıktığı, TEB tarafından hazırlanan
yazılımın ise eczanelere ücretsiz dağıtılmakta olduğu ve eczane başı yıllık 25
YTL kullanım ücretinin talep edildiği, dolayısıyla, TEB tarafından pazara yeni
bir fiyatlandırma modeli sunulduğunun görüldüğü, eczane yazılımları arasında
geçişlerin mümkün olduğu, sektörde faaliyet gösteren firmalar ve TEB
yetkilileri tarafından ifade edildiği, yazılımların veritabanında
bulunan bilgilerin çeşitli yöntemlerle program dışına alınabilmekte ve bu
verilerin de kullanılacak olan yeni programa aktarılabilmekte olduğu, aktarımın
mümkün olmadığı durumlar olsa bile, eczanelerin diğer programa geçmeleri için
yapmaları gerekenin, hâlihazırda herhangi bir yazılım kullanmayan eczanelerin
yapması gerekenden farklı olmayacağı, bu durumda eczanelerin stok sayımı
yapmaları ve bu bilgiyi programa aktarmalarının gerekeceği, TEB tarafından
eczacılara kendi ürettiği yazılımın kullanılması konusunda bir baskı ya da
zorlama yapıldığına ya da yazılımın entegre olarak düzenlenmek suretiyle
eczacıların başka eczane programlarını seçme haklarının engellendiğine yönelik
herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı, eczacıların, bir eczane yazılımı kullanıp
kullanmayacakları ve bir yazılım kullanılması halinde hangi yazılımı
kullanacakları hakkında bir baskı veya zorlamayla karşılaştıklarına dair
herhangi bir kanıta ulaşılamadığı, bu bağlamda TEB'in faaliyetlerinin 4. maddeyi
ihlâl ettiğinin öne sürülebilmesi için rekabete aykırılık amacı veya etkisi olup
olmadığının ortaya konmasının gerekmekte olduğu, şikâyet konusu faaliyetlerin
gerçekleştirildiği eczane yazılım pazarının, eczacıların faaliyet gösterdiği
pazara doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir etkisinin
olmadığının anlaşıldığı, yapılan incelemelerde TEB tarafından üye
eczacılara hazırlanan yazılımın kullanılması yönünde herhangi bir baskının ya da
zorlamanın yapıldığına dair herhangi bir bulguya rastlanılmadığı, piyasadaki
uygulamalara bakıldığında, eczane yazılım programları arasında geçişin önünde
herhangi bir engelin bulunmadığı, programlar arasında geçişin var olduğunun da
tespitler arasında yer aldığı, ayrıca, Mart 2007'den beri kullanımda olan ve
hâlihazırda Türkiye çapında tanıtımları ve aktif dağıtım çalışmaları devam eden
bir yazılımın sadece 30 kullanıcı tarafından kullanılıyor olmasının da baskı ya
da zorlama olmadığı tespitini güçlendirdiği, bunun yanında, eczacıların yaklaşık
üçte birinin herhangi bir eczane yazılımı kullanmamasının da eczane
yazılımlarının eczaneler için elzem olmadığını gösterdiği, bu bakımdan, TEB'in
şikâyet konusu faaliyetlerinin teşebbüs birliği üyelerinin faaliyette bulunduğu
pazardaki rekabet koşullarına doğrudan veya dolaylı bir etkisinin bulunmadığı,
bunun yanında programlar arası geçişin olanaklı olduğu, TEB tarafından üyelerine
kendi programının kullanılması yönünde herhangi baskı ve zorlama yapıldığına
ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığı ve ihalenin piyasada faaliyet
gösteren teşebbüsler de dâhil olmak üzere herkese açık olduğu, bütün bunların
TEB'in ilgili pazarda rekabeti bozma gibi bir amacının olmadığı yönünde
değerlendirilebileceği, ilgili pazar açısından şikâyet
değerlendirildiğinde ise, oluşturulan programın ilgili pazarda hâlihazırda
herhangi bir somut sonuç doğurduğundan bahsedilemeyeceği, programın
kullanıcı sayısının 30 civarında bulunduğundan, diğer programların
kullanıcı sayıları ile karşılaştırılamayacak kadar az olduğu, öte yandan, gerek
gelen şikâyetin içeriğinden gerek yapılan incelemelerden, programın ilgili
pazarda faaliyet gösteren teşebbüsler üzerinde "rekabetçi baskı"
oluşturduğunun anlaşıldığı, Rekabet Kurulu'nun benzer bir şikâyeti
değerlendirdiği 07-53/583-194 sayılı kararında yer alan "Amaç ve etki
incelemesinin ötesinde, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile yasaklanan teşebbüs
birliği kararlarının, birlik üyeleri arasındaki ya da birlik üyelerinin faaliyet
gösterdikleri pazarın alt ve üst pazarlarındaki rekabeti olumsuz etkileyen
kararlar olduğu; bu açıdan yaklaşıldığında ise, söz konusu şikâyet konusunun 4.
madde kapsamında değerlendirilmesinin Kanun'un lafzını zorlayıcı bir
durum ortaya çıkardığı da ileri sürülebilecektir." şeklindeki
değerlendirmesinin dosya konusu şikâyet için de geçerli bulunduğu, öte yandan
şikâyet konusu faaliyetlerin 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesine de aykırı
olduğunun iddia edildiği, TEB'in sahibi olduğu program aracılığıyla ilgili
pazarda faaliyet gösteren bir teşebbüs olduğu kabul edilse bile kullanıcı sayısı
dikkate alındığında, TEB'in ilgili pazarda hâkim durumda olduğu yönünde bir
değerlendirme yapmanın olanaklı görünmediği nedenleriyle şikâyetin reddine karar
verildiği anlaşılmaktadır.
4054 sayılı Kanun'un 40.
maddesinde, Kurul'un, resen veya kendisine intikal eden başvurular üzerine
doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup
olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar vereceği, 41. maddesi
gereğince de Kurul'un, önaraştırma raporu üzerine soruşturma açılmasına veya
açılmamasına karar vereceği, Kanun'un 43., 44., 45., 46. ve 47 maddelerinde
öngörülen süreç yürütülerek,
hakkında soruşturma yürütülenin
savunması alındıktan sonra nihaî karar verileceği hükümleri yer
almıştır.
Rekabet Kurulu'nun;
ihbar, şikâyet veya re'sen başka kaynaklardan öğrendiği bir rekabeti sınırlayıcı
anlaşma ya da hâkim durumun kötüye kullanılması eylemleri hakkında ya doğrudan
soruşturma açılmasına ya da soruşturma açmaya gerek olup olmadığını anlamak için
önaraştırma yapılmasına karar vereceği, soruşturma açmaya karar vermesi halinde
tarafları bu durumdan haberdar edeceği, böylece yazılı iddia ve savunmaların
ileri sürülmesi aşamasına gelineceği, daha sonra taraflarca talep edilmesi
halinde ya da Kurul'ca re'sen sözlü savunma toplantısı yapılmasından sonra,
nihaî karar aşamasına gelineceği hususları Kanun'da ayrıntılı olarak
düzenlenmiştir.
Rekabet Kurulu
tarafından şikâyetin, Kanun kapsamında olmadığının saptanması hallerinde, 4054
sayılı Kanun'un 42/2. maddesi uyarınca reddedilmesi mümkün bulunmakla beraber,
Rekabet Kurumu'na şikâyet edilen hususlarla ilgili olarak, eylemin 4054 sayılı
Kanun'un 4. veya 6. maddesi anlamında bir ihlâl olup olmadığının
nitelendirilebilmesi için; Kurum tarafından Kanun'un "Kurulun inceleme ve
Araştırmalarında Usul" başlıklı dördüncü kısmındaki, Rekabet Kurulu'nun inceleme
ve araştırmalarında uyulması zorunlu usullerin uygulanması ve önaraştırma
kararının verilmesi gerekli bulunmaktadır.
Bu durumda, davacı
iddialarının Kanun'un 4. ve 6. maddeleri kapsamında ihlâl iddialarına ilişkin
bulunması nedeniyle, davalı idarece davacının iddialarıyla ilgili olarak
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma
yapılmasına karar verilmesi gerekirken, belirtilen sürece uyulmaksızın Kurul'ca
doğrudan ilk inceleme raporu değerlendirilerek karar veril meşinde 4054 sayılı
Kanun'a uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle 2577 sayılı
Kanun'un 27. maddesindeki koşulların birlikte oluştuğu anlaşıldığından, Rekabet
Kurulu'nun 08.11.2007 tarih ve 07-85/1054-413 sayılı kararının dava
sonuçlanıncaya kadar yürütülmesinin durdurulmasına 26.05.2008 tarihinde
oyçokluğuyla karar verildi.
Başkan
Üye Üye
Üye Üye
Faruk
Ali Orhun
Turan Zümrüt
ÖZTÜRK
ÖZTÜRK YET KARAKAYA
ÖDEN
(X)
(X) Karşı Oy : Dava
konusu uyuşmazlıkta; 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesindeki
koşulların birlikte oluşmadığı anlaşıldığından,
yürütmenin durdurulması isteminin reddi
gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
|
|